“Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin bu hafta İstanbul’daki adresi Beşiktaş olurken, soğuk havaya rağmen binler buluştu. Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektuplar okundu. İBB aleyhine asılan posterlere tepki gösteren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçmişte de benzer “iftira kampanyaları” yapıldığını ifade etti ve yaklaşık 1 milyon oy farkıyla kazanılan seçimi hatırlatarak “Osmanlı tokadı atacaklardı, demokrasi tokadını yediler” dedi.
CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu hafta İstanbul’daki adresi Beşiktaş Meydanı oldu. 19.30’da başlayan miting için geniş katılım sağlanırken, İstanbul’daki belediye başkanları ve tutuklu bulunanların başkanvekilleri halkı selamladı.
Tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın mesajını eşi Yeşim Akpolat okudu, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun mesajını ise CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu.
Akpolat, “Zulme direnenler kazanacak” mesajı verirken Ekrem İmamoğlu da İstanbul ve Beşiktaş için yapılan icraatları anlattığı mektubunda “Dalga dalga büyüyeceğiz, birleşe birleşe güçleneceğiz, en zor şartlar, en ağır baskılar altında bile hukuk ve demokrasi nasıl savunulurmuş, seçim nasıl kazanılırmış bütün dünyaya göstereceğiz” dedi.
İBB aleyhine asılan posterlere tepki gösteren CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise geçmişte de benzer “iftira kampanyaları” yapıldığını ifade etti ve yaklaşık 1 milyon oy farkıyla kazanılan seçimi hatırlatarak “Osmanlı tokadı atacaklardı, demokrasi tokadını yediler” dedi.
20.10 | ÖZGÜR ÖZEL: BU REJİM YIKILACAK, ADALET GELECEK

Özgür Özel, konuşmasına meydanda toplananları selamlayarak başladı. Özel, “Hava buz gibi, iliklere işliyor. Ama bu meydanda terliği çıkaranlar, pijamayı çıkaranlar, korkuyu evde bırakıp eyleme gelenler var. Beşiktaş’ın cesaretini yürekten selamlıyorum” dedi. “Bugün 19 Mart darbesinin 300’üncü günü ve Beşiktaş’ın evladı Rıza Akpolat’ın tutukluluğunun 1’nci yılındayız” ifadelerini kullanan sözlerini Özel, “Bu insanlara, bu ailelere bu zulmü çektirenlere bir çift sözüm var. Er ya da geç o sandık gelecek. Er ya da geç AK Parti’nin kara düzeni bitecek; bu rejim yıkılacak, adalet gelecek!” diye sürdürdü. Bu esnada meydanda “Tayyip istifa” sloganları yükseldi.
“ERDOĞAN, CHP’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DURDURMAK İÇİN YARGI KOLLARI KURDU”
Özgür Özel, “Bir partinin demokrat olup olmadığı seçim kaybedince belli olur. Eskiden hâkimlik yapmış, siyasete atılıp Adalet Bakan Yardımcısı olan birine, ‘Sen İstanbul’a dön dediler, özel görev verip ‘CHP’nin iktidar yürüyüşünü durdur, buna katkı yapanları etkile, beni onlardan kurtar’ dedi Erdoğan. Yargı kolları kurdu” ifadelerini kullandı.
“DEMOKRATLIK SEÇİM KAZANINCA NE YAPTIĞIYLA DEĞİL, SEÇİM KAYBEDİNCE NE YAPTIĞIYLA ANLAŞILIR”
“Ama bir kez seçim kaybedenler, kazanırken ‘milli irade, milli irade’ diyenler, kaybedince ne yapacaklarını şaşırdılar” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradan hatırlatmak isteriz ki hem de bunu bu meydana değil, bunu CHP’lilere, Millet İttifakı’nda olanlara değil, bunu AK Partililere söylüyorum: Bir kişinin, bir hareketin, bir partinin demokratlığı seçim kazandığı akşam ne yaptığıyla ölçülmez, seçim kazanınca ne yaptığıyla ölçülmez. Bir hareketin, bir partinin demokrat olup olmadığına seçimi kaybedince ne yaptığına bakılır.”
BİLBOARDLARA YANIT VERDİ: OSMANLI TOKADI ATACAKLARDI, DEMOKRASİ TOKADI YEDİLER
Özgür Özel, İstanbul’da belediye aleyhine bilboardlara asılan posterlere tepki gösterdi. “Metro inşaatlarını yarım bıraktılar… Trafik felaketine neden oldu” vb. ifadeler içeren bilboardlarla ilgili konuşan Özel, CHP’li İstanbul Belediyesi’nin icraatlarını anlattı ve iktidara “Yalanda, iftirada rekor kırıyorsunuz. Sahtekarlar sizi!” diye seslendi.
Özel sözlerini şöyle sürdürdü: “Tayyip Bey… 31 Mart 2019, fark 13 bin 600. Hazmedemedin, seçimi iptal ettirdin. 3 ay sonra çıktık karşına, Başbakan’ı çıakrdın da 806 bin farkı yemedin mi alnının ortasına? 5 yıl türlü çeşit hazımsızlık… Yürüyen merdivenleri sıkıştırdılar mı? Yanmayan otobüsü yaktılar mı? Olmayan, toplanan çöpü döküp döküp çektiler mi?Ne yaptınız sandığa gidince? 1 milyon 100 bin fark… Osmanlı tokadı atacaklardı, demokrasi tokadını vurmadınız mı onlara? Ey Erdoğan, çalıştığımız yerden geldin! İftirayla, bilboardla, pankartla, güneşi balçıkla sıvayamazsın. Tıkır tıkır çalışıyor CHP, tıkır tıkır çalışıyor belediye!
Niye yapıyor bunu? İftiralarına kimseyi inandıramadı. 40 yandaş televizyon gece gündüz çalıştı milleti inandıramadılar, trollerine de iftiralarına da kimse inanmadı. İddianame patladı, algı CHP’den yana, algı Ekrem İmamoğlu’ndan yana, bilboarla yapalım kampanya… Buradan söylüyorum, panoyla siyaset olmaz, para ile siyaset olmaz, yürekle olur siyaset, yürekle! O yürek bizde var, o yürek Ekrem Başkan’da var, o yürek bu ülkeyi seven, gerekirse bu topraklar için ölen Cumhuriyet Halk Partililerde var.”
“CESARETİN VARSA İSTANBUL SEÇİMLERİNİ YENİLEYELİM”
Bilboard’a tepkisini sürdüren Özel, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İBB seçimlerini yenileme teklifinde bulundu: “Erdoğan’a bir teklifim var. Çok teklifte bulundum kabul etmedi. Gel sandığa, açalım bakalım sandığı ne çıkacak. Son teklifim… Bundan önce dedim ki, adayımızı bırak sandığı getir.Erken seçim istiyoruz. 25 milyon imzayı şehir şehir gezdiriyoruz kaçıyor. Kayyuma bile tenezzül ettin, niyet ettin. İstanbul Büyükşehir’i de istiyorsun. Şimdi Erdoğan’a milletin huzurunda bir teklifte bulunuyorum. Gel İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli. Benim adayım Ekrem İmamoğlu, sen istediğin en güvendiğin adayı çıkar. İstanbullu çalışan metroyu da biliyor, yapılan inşaatı da biliyor, hizmeti de biliyor. 60 gün sonra İBB seçimlerinde eğer kazanabilirsen, Ekrem Başkanı yenebileceksen, İBB’yi de alırsın, bundan sonrası için de güç kazanırsın. Benim 1 şartım var: Kararı yüce Türk milleti, İstanbullular verecek, ondan sonra yakamızdan düşeceksin. Hodri meydan! Cesaretin varsa İstanbul’a getir koy sandığı. Bu kadar güveniyoruz kendimize.”
19.55 | İMAMOĞLU: EN ZOR ŞARTLARDA BİLE SEÇİM NASIL KAZANILIRMIŞ TÜM DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. İmamoğlu, İstanbulluları ve Beşiktaşlıları selamladı ve “Sizleri çok özledim. Boyun eğmeyenlerin meydanına hoş geldiniz” dedi. İmamoğlu mektubunda şu ifadeleri kullandı:
İmamoğlu, Özgür Çelik tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
“Güzel İstanbullular, güzel Beşiktaşlılar… Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, gözlerinin içi gülen çocuklar, cesur gençler… Her birinize teker teker sarılıyorum, hasretle kucaklıyorum. Sizleri çok özledim. Adalet mücadelesinin yılmaz neferlerinin, boyun eğmeyenlerin meydanına hoş geldiniz. İyi ki buradasınız, bu güzel meydandasınız. İyi ki dayanışmanın, umudun ve cesaretin sesini yükseltiyorsunuz. Milletin iradesine vurulan darbenin, bizlere yapılan zulmün karşısında dimdik duruyorsunuz. Sağ olun, var olun.”
“MİLLETİN GÖNLÜNDE ONLAR YOK, BİZ VARIZ”
“Beşiktaş’ın muhafızı, Beşiktaşlıların iradesi Rıza Akpolat kardeşimi ve tüm diğer arkadaşlarımızı hapsedenler, bir büyük korkuya esir düşmüşlerdir. Onları yakıp kavuran bu korku, millete hesap verme korkusudur. Biz iş başına gelmek, vatandaşa hizmet etmek için gün sayarken, onlar milletin karşısına çıkmamak için sandıktan kaçıyorlar. Çünkü milletin gönlünde onlar yok, biz varız. Biz icraatlarımızla, hizmetlerimizle vatandaşın gönlüne girdik. Milletin parasını doğrudan millete verdik. Halka ait ne varsa işgalden kurtardık, halkın kullanımına açtık. Bu sayede neler başardığımızı sizler çok iyi biliyorsunuz. Sadece bu meydanda yarattığımız büyük değişim bile icraatçı, halkçı yönetim anlayışımızın özünü göstermeye yeter.”
“İSTANBUL’UN MUHAFIZI OLMA BİLİNCİYLE HAREKET ETTİK”
“Barbaros Meydanı, İstanbul’un ‘adı var, kendi yok’ meydanlarından biriydi. Kamusal alanlar işgal edilmişti, vatandaşın denizle bağı kopmuştu. Artık bir güvenlik riski oluşturan çelik köprü yolu kaldırdık, burayı yeniden düzenledik. Vatandaşımızı meydanla ve denizle buluşturduk. Gezme, dinlenme, buluşma imkanları sağladık. Alana yeni ağaçlar, yeni yeşil bölgeler kazandırdık. Asla birilerine rant yaratma düşüncesinde olmadan, sadece ve sadece vatandaşın faydasını gözeterek, İstanbul’un muhafızı olma bilinciyle hareket ettik.”
“BUNLARI BİR KİŞİNİN DEĞİL, AZİZ MİLLETİMİZİN EMRİNE AMADE OLDUĞUMUZ İÇİN YAPTIK”
“Beşiktaş’ta ulaşımı kolaylaştırmak için Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattını ve Boğaziçi Üniversitesi Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı’nı açtık. Karanfilköy’de 60 yıllık mülkiyet sorununu çözdük, hak sahiplerini depreme dayanıklı evlerine kavuşturmak için adım attık. Kabataş Transfer Merkezi’ni açtık. Bebek ve Kuruçeşme sahillerini yeniledik, güçlendirdik, parklarımızı yeniledik. Beşiktaş’ın altyapı sorunlarını çözdük. Çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize çok büyük sosyal destekler verdik. Bütün bunları bir kişinin değil, aziz milletimizin emrine amade olduğumuz için yaptık.”
“BİZİ ENGELLEYEMEYECEKLER”
“Hizmet ve icraat mücadelemizi durdurmak için hukuku ayaklar altına alıp, bana, Rıza Akpolat başkanımıza ve tüm belediye başkanı arkadaşlarıma her türlü zorbalığı yapanlar bilsinler ki bizi engelleyemeyecekler. İktidara geleceğiz ve çok daha fazlasını yapacağız. Ekonomide, eğitimde, yargıda, sağlıkta, devletin sunduğu tüm imkanlarda adaleti hakim kılacağız. Bu hükümetin en çok mağdur ettiklerinin, dar gelirlilerin, emeklilerin, gençlerin ve kadınların hayatını kolaylaştıracak, güzelleştirecek adımlar atacağız.”
“KAZANAN BİZ OLACAĞIZ. KAZANAN 86 MİLYON OLACAK”
“Herkesin emeğinin, girişiminin, yatırımının karşılığını sonuna kadar aldığı, çok güçlü, yenilikçi, verimli bir üretim ekonomisi inşa edeceğiz. Sadece hukukun ve demokrasinin sınırları içerisinde hareket eden, millet iradesine tabi ve vatandaşa sonuna kadar saygılı bir devlet yapısı kuracağız. Hep birlikte başaracağız. Dalga dalga büyüyeceğiz. Birleşe birleşe güçleneceğiz. En zor şartlar, en ağır baskılar altında bile hukuk ve demokrasi nasıl savunulurmuş, seçim nasıl kazanılırmış, dünyaya göstereceğiz. Yolumuz ne kadar uzun ve çetrefilli olursa olsun, kazanan biz olacağız. Kazanan 86 milyon olacak. Adaletsizlik, liyakatsizlik, merhametsizlik son bulacak ve her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak, çünkü biz çoğalacağız. Kurtuluş yok tek başına, haydi herkes görev başına. Kalın sağlıcakla.”

Tutuklu bulunan Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat’ın mektubu eşi Yeşim Akpolat tarafından okundu. Meydanda sık sık Rıza Akpolat için özgürlük sloganları atıldı. Akpolat mektubunda, Nâzım Hikmet’in “Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta” dizelerini aktardı ve “Ben asla teslim olmadım. Ne adaletsizliğe, ne hukuksuzluğa, ne zorbalığa, olmadım olmayacağım” dedi. Akpolat, “Ölümle yaşamı ayıran çizgi, siyahla beyazı ayıramaz ki. Duvarlar mesafeler bizi ayıramadı, ayıramayacak. Marşlarımızla, dünyanın en güzel semti Beşiktaş’ımızda yeniden buluşacağız. Zulme direnenler kazanacak” ifadelerini kullandı. Akpolat mektubunu “Seçilmiş Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat” diyerek bitirdi.

Soğuk havaya rağmen binlerce kişi bir araya geldi. Miting için toplanan halk şarkılara ve sloganlara eşlik etti. Sık sık “Her şey çok güzel olacak” sloganı atıldı. Ardından İstanbul’
Onbinlerin katıldığı alanda kürsüye gelen Özgür Özel, Erdoğan’a meydan okudu: İBB meclis üyeleri istifa etsin, tutuksuz yargılamaya “evet” diyorsan ben İstanbul seçimlerini yeniliyorum, yakamızdan düş!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP İstanbul İl Başkanlığı’nın İBB’ye ilişkin hazırlattığı, “Borçlanmak ihanettir dediler, İBB’nin borcunu 350 milyar Türk Lirası’na çıkardılar. Senin hayatından” yazılı afişerine tepki gösterdi. AKP’ye hakaret davası açacaklarını duyuran Özel, “16 milyon İstanbullu adına Özgür Çelik yarın gidecek Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hakaret davası açacak. Hakaret davası açıyoruz AK Parti’ye, ‘Milletin aklıyla alay ediyor’ diye!” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenileme çağrısında bulunan Özel, “Gel İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu. Sen istediğin, en güvendiğin adayı çıkar. Benim bir şartım var. Seçimleri yapacağız, kararı İstanbullular verecek, ondan sonra yakamızdan düşeceksin, tüm arkadaşlarımız tutuksuz yargılanacak. Tutuksuz yargılamaya evet diyorsan ben yarın İstanbul seçimlerini yeniliyorum” diye konuştu.
İBB soruşturmaları kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek‘e göndermede bulunarak Erdoğan’a seslenen Özel, “Bir hareketin, bir partinin demokrat olup olmadığına seçimi kaybedince ne yaptığına bakılır. Eskiden hâkimlik yapmış, siyasete atılıp Adalet Bakan Yardımcısı olan birine, ‘Sen İstanbul’a dön dediler, özel görev verip ‘CHP’nin iktidar yürüyüşünü durdur, buna katkı yapanları etkile, beni onlardan kurtar’ dedi Erdoğan. Yargı kolları kurdu” dedi.
Başiktaş mitinginde seslenen Özel, “Aziz İhsan Aktaş örgütünün mensubuymuş Rıza Akpolat. Aziz İhsan Aktaş 704 yılla yargılanıyor, ortalıkta geziyor ama Rıza Akpolat; Meclis’ten, Sayıştay’dan, Yargıtay’dan, Türk Hava Yolları’ndan ve AK Partili yüzlerce belediyeden iş alan bu kişi geziyor. İş aldığı yerlere tek bir soru sorulmuyor” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in mitingdeki konuşmasından satır başları şöyle:
Günlerdir hep şunu söylüyorum: Eğer, eğer korkmuyorsak, mücadeleden yılmıyorsak inanın ki bu sizin verdiğiniz desteğe, sizin kararlılığınıza, bu meydanların enerjisine bağlıdır. Burada olanları, bir de yüreği burada olanlar var. Bugün 88 yaşında bir amcamdan kızıyla selam aldım, Ayşe Hanım’dan. Diyor ki: “Genel başkan çağırıyor ama kalkıp da gidemem, çok yaşlıyım. Vallahi pijamayı çıkarıp pantolon giyiyorum sırf genel başkana mahcup olmayayım diye.” Yüreğinden öpüyorum amcamı. Bu meydanda olanları ve gönlü bu meydanda olup bu meydana gelemeyenleri saygıyla selamlıyoruz.
Günler aylar geçti, takvimler birer birer döküldü ve tam tam 300 gün oldu 19 Mart darbesinden beri. Ve bu gece bu meydandayız, Beşiktaş meydanındayız. İki anlamı birden var bugünün. Bugün 19 Mart darbesinin 300. günü ve Beşiktaş’ın evladı Rıza Akpolat’ın tutukluluğunun birinci yılındayız bu kara günde. Bu 365 kara güne, darbeden beri geçen 300 kara güne, bu günlerde şu güzel insanlara, şu suçsuz insanlara, bu ailelere, bu evlatlara bunları çektirenlere bir çift sözüm var: Er ya da geç o sandık gelecek! Er ya da geç AK Parti’nin kara düzeni bitecek! Bu rejim yıkılacak, adalet gelecek!”
Hatırlayalım hep beraber. Önce, önce 31 Mart seçimlerinde millet bir karar verdi. O kararla partimiz 47 yıl sonra ilk kez bir seçimden birinci parti olarak çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi de kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimi kaybetti ve ikinci parti oldu. Biz 47 yıl boyunca asla ve asla dönüp de milletin iradesine karşı, milletin sözünün üstüne söz söylemedik. Üzüldük, hatayı kendimizde aradık. Millete çatmadık, millete küsmedik. Sandığa sırtımızı dönmedik. Demokrasiden umudu kesmedik.
Ama bir kez seçim kaybedenler, kazanırken “milli irade, milli irade” diyenler, kaybedince ne yapacaklarını şaşırdılar. Buradan hatırlatmak isteriz ki hem de bunu bu meydana değil, bunu CHP’lilere, Millet İttifakı’nda olanlara değil, bunu AK Partililere söylüyorum: Bir kişinin, bir hareketin, bir partinin demokratlığı seçim kazandığı akşam ne yaptığıyla ölçülmez, seçim kazanınca ne yaptığıyla ölçülmez.
Bir hareketin, bir partinin demokrat olup olmadığına seçimi kaybedince ne yaptığına bakılır. Eskiden hâkimlik yapmış, siyasete atılıp Adalet Bakan Yardımcısı olan birine, ‘Sen İstanbul’a dön dediler, özel görev verip ‘CHP’nin iktidar yürüyüşünü durdur, buna katkı yapanları etkile, beni onlardan kurtar’ dedi Erdoğan. Yargı kolları kurdu.
Rıza kardeşime şunu söylüyorum: Aziz İhsan Aktaş örgütünün mensubuymuş Rıza Akpolat. Aziz İhsan Aktaş 704 yılla yargılanıyor, ortalıkta geziyor ama Rıza Akpolat; Meclis’ten, Sayıştay’dan, Yargıtay’dan, Türk Hava Yolları’ndan ve AK Partili yüzlerce belediyeden iş alan bu kişi geziyor. İş aldığı yerlere tek bir soru sorulmuyor.
İş aldığı AK Partili belediyelere tek soru sorulmuyor, bir dosya istenmiyor ama Rıza Akpolat bir yıldır haksız yere tutuklu olarak içeride yatıyor. Buradan Rıza Akpolat’ı da Belediye Başkan Yardımcımız Ali Rıza Yılmaz’ı da belediye meclis üyelerimizi de; “İftira atın yoksa yıllarca çıkamazsınız” dendiği halde “Biz kimseye iftira atacak insanlar değiliz” deyip ahlaksız teklifleri reddeden bütün bürokratlarımızı da sevgiyle, saygıyla kucaklıyoruz.
CHP’den AKP’ye hakaret davası

Bugün gördüğüm ve inanamadığım bir utanmazlığı paylaşacağım. AK Parti 19 Mart darbesini yaptı, milletin seçtiği belediye başkanlarını iftirayla içeri attı, belediye bürokratlarını tutukladı, belediyeye iş yapan bütün şirketlere kayyım atadı. Sonra, bu şirketlere teklif sundular, ‘Şunu imzalarsan, bu iftirayı atarsan şirketini geri alırsın.’ O şirketlerin içinde İstanbul’daki bilboardları ihaleyle alan şirketler vardı. Bu şirketlere kayyım atadılar. Şimdi o reklam panolarının tamamında AK Parti’nin iftiralarını koymuşlar, Cumhuriyet Halk Partisi’ne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne saldırıyorlar. Bu panoların önemli kısmı İLBAK grubuna ait. İlk operasyonda gözaltına aldılar, adamcağız dedi ki ‘Ben AKP ile iş yaptım yıllarca’ bıraktılar. O şirketin bütün panolarına AK Parti’nin ilanlarını astılar. İlanlarda diyor ki, ‘Senin hayatından gidiyor.’ İlan değil, kuyruklu yalan. Diyor ki, ‘Mezarlıklar imara açıldı.’ İstanbul’da imara açılan mezarlık duyan oldu mu. Diyor ki ‘İBB’nin borçları katlandı’. Daha Aralık ayında yurtdışına 655 milyon dolar borç ödendi. Diyor ki, ‘Metroları durdurdular’. 10 metronun 10’unu da biz harekete geçirdik. 3’ü açıldı, 3 tanesi bu yıl içinde açılıyor. 4 tanesinin inşaatı devam ediyor. Bitenlere test sürüşüne ben gidiyorum, sahtekarlar sizi. Önümüzdeki günlerde başvurduk, Guinness rekorlar kitabını getiriyoruz. İstanbul, aynı anda en çok metro inşaatının olduğu, bir günde en çok metro ilerlemesi yaşanan şehir oldu. Rekorlar kitabına geçiyoruz, siz yalanda rekorlar kırıyorsunuz.
“İl Başkanımız yarın AK Parti’ye hakaret davası açacak”
İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik yarın gidecek ve 16 milyon İstanbullu adına Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hakaret davası açacak. Milletin aklıyla alay ediyor diye. Siz beş sene, yürüyen merdivene taşı sokturdunuz, beş sene halk otobüsü kiraladınız, jimmy jibi koydunuz, motorunu yaktınız, sorana film çekiyoruz dediniz, akşam haberlerde ‘İBB’nin otobüsleri bakımsızlıktan yanıyor’ dediniz. Bu memleketi Ekrem İmamoğlu, haramilerin elinden kurtardı. O bilboardları koyan utanmazlara söylüyorum, ahalinin aklıyla, milletle alay ediyorsun. Sizin döneminizde sıfır kreş vardı, millet 127 kreşi görmüyor mu, 17 öğrenci yurdunu bilmiyor mu, 19 kent lokantasından karnını doyurmuyor mu?
Ey Erdoğan, çalıştığımız yerden geldin. En güçlü tarafımıza iftirayla, bilboardla, pankartla… Güneşi balçıkla sıvayamazsın. CHP, tıkır tıkır çalışıyor, belediye tıkır tıkır çalışıyor. Niye yapıyor bunu? İftiralarına kimseyi inandıramadı. ‘İddianame patladı, algı CHP’den yana, bilboardla yapalım kampanya.’ Panoyla, parayla siyaset olmaz. Yürekle olur siyaset, yürekle. O yürek bizde var, Ekrem Başkan’da var. O yürek bu ülkeyi seven, bu topraklar için gerekirse ölen CHP’liler de var. Erdoğan’a bir teklifim var. Çok teklifte bulundum, kabul etmedin. O zaman kutuyu istiyorsun, kutuyu açalım. Gel sandığa. 25,5 milyon imzayı tırla şehir şehir gezdiriyoruz, kaçıyor. Erdoğan’a bir teklifte bulunuyorum milletin huzurunda. Gel İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu. Sen istediğin, en güvendiğin adayı çıkar. İstanbullu çalışan metroyu, yapılan inşaatı da hizmeti de biliyor. 60 gün sonra İBB seçimlerinde eğer kazanabilirsen, Ekrem Başkan’ı yenebileceksen İBB’yi de alırsın, bundan sonrası için de güç kazanırsın.
Benim bir şartım var. Seçimleri yapacağız, kararı İstanbullular verecek, ondan sonra yakamızdan düşeceksin. Hodri meydan. Cesaretin varsa İstanbul’a getir, koy sandığı. Bu kadar güveniyoruz kendimize. 1,5 milyon oy avans veriyorum sana, hodri meydan. Böyle çakallığa, böyle edepsizliğe, bilboardlar üzerinden yalan siyasetine teslim olmak yok. Panoyla, parayla değil yürekle siyaset yapacaksın. Haydi bakalım çık karşımıza. Tek şartım var. İstanbul kararını verecek, Ekrem İmamoğlu diyecek. Ondan sonra yakamızdan düşeceksiniz, tüm arkadaşlarımız tutuksuz yargılanacak. Kararı bir kişi değil, 3 hakim değil, 16 milyon İstanbullu versin. Ekrem Başkan yeniden seçildiğinde tutuksuz yargılamaya evet diyorsan ben yarın İstanbul seçimlerini yeniliyorum. Şimdi bana şunu deme, ‘yargı bağımsız’. Göbeğinden sana bağlı, göbeğinden.
“Cumhur İttifakı’na sokakta selam bile vermeyin”
300 günün bir maliyeti var. Darbeyi yaptıktan sonra Merkez Bankası’ndan 60 milyar dolar sattılar. Borsa çöktü, yabancı yatırımcı kaçtı, toplam 160 milyar dolar zarara uğradık. Enflasyon hedefi 17’ydi 31’e çıktı. 600 liralık kıyma bin lira olduysa 800 olacaktı, bunların yaptığı darbeden dolayı bin lira oldu. 300 günde çeyrek altın yüzde 81 arttı. Yoksulluk sınırı 76 bin TL idi, bugün 98 bin TL. Bunların hepsi bu darbenin bize maliyeti. Şimdi çıkmış emekliye 19 bin TL vermiş, isyan etmişiz, Meclis’te oturma eylemine başladık. Alay eder gibi bin lira daha verelim 20 bin TL olsun dediler. 4 emekli bir araya gelse yoksulluk sınırının üstüne yine çıkamıyor, yoksulluktan kurtulamıyor. AK Parti geldiğinde emekli 1,5 asgari ücret alıyordu. Bugün beğenmediğimiz 28 bin TL’lik asgari ücretten 42 bin TL yapar. O gün 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 2 çeyrek alıyor, alamıyor. Emekliye yapılan bu büyük zulme karşı hep birlikte mücadele etmek lazım.
Buradan sadece CHP değil, bütün muhalefet partileri hatta dün sayın Bahçeli de buna ‘sefalet ücreti’ dedi. Emekliye verilen maaşa sefalet gözüyle bakan herkese diyoruz ki, yarın Plan Bütçe’de görüşülecek. Emekliden yana olanlar samimiyetle el kaldırsınlar, Türkiye’de çok şey değişecek. Emekliden bir beklentimiz var, size sahip çıkana sahip çıkın. AK Parti bu sefalet ücretine devam ederse, Devlet Bey öyle dediği halde MHP, AK Parti’yle birlikte sizin aleyhinizde olursa bu Cumhur İttifakı’na sokakta selam bile vermeyin.
“Zincir mağazanın işi tarihi geçmiş ürünleri ucuza satmak”
Bu kadar yakıcı sorunlar oluyorken, bir yandan akıl almaz yargı kararları toplumun tüm alanlarına gidiyor. İki topçuyla şike davası görüyorlar, iki popçuyla uyuşturucuyla mücadele ediyorlar. Bu ülkenin adalet ihtiyacı her yerde var. 20 sanatçıyı götürüyorlar, gece gündüz ekrana onu koyuyorlar, 15 gün sonra 3’ünün testi pozitif. 17’sinin anasına, babasına ayıp değil mi.
Her şeyi birbirine karıştırıp sanki her şeyle mücadele ediyormuş gibi yapıp, Erdoğan’ın iktidarı sürdürmesiyle meşgul oluyorlar. Eğitim-İş’in sitesine Deniz Gezmişlerin idam edildikleri gün onları anmaktan sitelerine erişim engeli gelmiş. O kararı alan ve aklınca Erdoğan’a yaranana söylüyorum. Erdoğan da Trump’a yaranmaya çalışıyor. Her yerde CHP’yi Amerikancı olmamakla suçlayıp aklınca kendisi Amerika’dan meşruiyet devşirmeye çalışıyor. Doğru yerdesin. Sen 6’ncı filo geldiğinde ona selam duranların devamısın, biz onları denize döken Deniz Gezmişlerin arkadaşıyız.
Dünkü konuşmadan sonra bugün gençlerden teşekkür alıyoruz. Çünkü gençlerin yurtdışında yaptıkları siparişlere vergi yoluyla yasak getirmişlerdi. Ticaret Bakanı çıkmış, uygunsuz ürün tespit ettik, o yüzden yasakladık diyor. Uygunsuz ürünü yasakla. Tüketici sağlığı diyorsun bugün gördüm, ikisi İstanbul’da beş tane Türkiye’de yeni mağaza açmışlar. Zincir mağazanın işi tarihi geçmiş ürünleri ucuza satmak. Utanç verici. Bu ülkede Ticaret Bakanı çıkmış uygunsuz üründen dolayı gençlerin alışverişine vergi getirdik diyor. Tarihi geçmiş ürünleri ucuza satıyorlar. Ticaret Bakanı da Sağlık Bakanı da Tarım Bakanı da duysun. Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. And olsun ki bu kara düzeni yıkacağız, bu rejimi değiştireceğiz. Bir büyük başlangıcı hep beraber yapacağız.
“AK Parti’nin kara düzeninin daha çok insanı batırmasına engel olacağız”
Türkiye’de maalesef 7 milyon kumar bağımlısı var. AK Parti’nin umrunda bile değil. Yargı kolları meseleyi magazinleştirmeyle meşgul. Bir eylem planı hazırladık, Meclis’e sunacağız. AK Parti’nin kara düzeninin daha çok insanı batırmasına, canına kıymasına engel olacağız. Bu kara düzenden, AK Parti’nin kara düzeninden kimse tek başına kurtulamaz. Öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz, emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Hep birlikte kurtulacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.
Geldik 300’üncü güne. Belki dünya siyasi tarihinin en uzun seçim kampanyası olacak. Belki bininci gününde bitecek ama bitecek. Bozdoğan Kemeri’nin önünde kahraman Türk polisiyle İstanbul Üniversiteliler halay çekene kadar mücadeleye var mıyız? Cezaevindeki arkadaşlarımıza gözü gibi bakan her bir infaz koruma memuruna 3600 ek gösterge verip, her birisine bir lojman vermek için iktidara yürümeye hazır mıyız? Atanamayan öğretmenleri atamaya var mıyız? Artık Türkiye’de kimsesizlerin kimsesi cumhuriyet olsun diye her yoksula insanca geçineceği, karnını doyuracağı, evladını giydireceği bir insanca maaş vermek için, temel vatandaşlık gelirini vermeye, iktidara gelmeye hazır mıyız? Bütün yüzleri güldürmeye var mıyız? Türk’üyle, Kürt’üyle bu ülkeyi barıştırmaya, Alevi’siyle Sünni’siyle her vatandaşı eşit kılmaya var mıyız? Herkesi zengin, herkesi mutlu, herkesi sağlıklı yapmaya, bu güzel ülkenin yüzünü güldürmeye hazır mısın? Bu seçimi kazanmaya hazır mıyız?”











