İBB davasında gerginlik: Hakim, İmamoğlu’nun mikrofonunu ikinci kez kapattı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 105’i tutuklu 402 sanığın yargılandığı “İBB davası” ilk günü sona erdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı’nın İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi salonda tepkiye neden oldu. İzleyiciler ve avukatlar hâkimin üslubuna “siz, siz, siz” diyerek karşılık verdi. Tepkilerin ardından Mahkeme Başkanı, hitabını değiştirerek “Ekrem Bey” demeye başladı. İmamoğlu’nun avukatlarının reddi hakim talepleri reddedildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanığın yargılanacağı davanın ilk duruşması bugün Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde yapılıyor..

Dava dosyasında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış ve 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 sanık yer alıyor. İddianamede, İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

19 Mart 2025’te gözaltına alınan İmamoğlu ve diğer sanıklar, 355 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek.

SİLİVRİ’DE SIKI ÖNLEM

Duruşmanın görülmeye devam edeceği Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kampüsünde ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmanın yapılacağı binanın çevresi bariyerlerle kapatılırken Jandarma ekiplerinin de bekleyişi sürüyor. Jandarma trafik ekipleri de güvenlik önlemlerini sürdürüyor.

İŞTE ANBEAN YAŞANANLAR…

DURUŞMA BİTİMİ İMAMOĞLU VE MAHKEME HEYETİ ARASINDA YAŞANAN ‘SÖZ HAKKI’ TARTIŞMASI

İmamoğlu: (Söz hakkı verilmemesi üzerine…) Aksi takdirde kaçarak çıkarsınız. Olmaz. Yazık ediyorsunuz. 

Mahkeme Başkanı: Alalım neyi bekliyorsunuz? Alalım. 

İmamoğlu: Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın Hakim, görevinizi yapacaksanız, on dakika söz hakkı verirsiniz, rahatlarsınız. Sizi uyarıyorum. 

Mahkeme Başkanı: Sanığı alalım. 

İmamoğlu: Peki. Teşekkür ederim. Açar mısınız? 

Mahkeme Başkanı: Yoo, söz hakkı vermedim. Alalım sanığı. 

İmamoğlu: Ne yapıyorsunuz? 86 milyon insanın yükünü taşıyabilir misin? 86 milyonun sahibini taşıyabilir misin? Bir kişinin yükünü taşıyabilir misin? 

Avukatlar ve Mahkeme Başkanı arasında karşılıklı ağız dalaşı yaşanıyor…

Mahkeme Başkanı: Avukat hanım, bu bağırışın sebebi nedir? Niye oyalayacağım ben sizi? Neden dolayı oyalayacağım ben sizi? Redde ilişkin bir talebinin olup olmadığını sordum, redde ilişkin bir talebinin olmadığını söyledin. Söz hakkını yarın kaldığım yerden veririm. Ya bunda neyi bu kadar abarttınız, benim anlamadığım? Yani ne yapacağız? Sana savunma hakkı vermeden yargılamayı sona mı erdireceğiz. Yani böyle bir şey var mı ya? Bu yaygaraya ne gerek var bu kadar ya? 

İmamoğlu: Sayın Hakim,  Sayın Hakim sizden, bakın sizden söz hakkı isteyen, burada ‘örgüt lideri’ diye tariflene iddianamedeki kişiye söz hakkı vermiyorsanız, siz yargılamaya değil, buraya başka bir şey için geldiniz. 

Mahkeme Başkanı: Bu alkışlar devam etmesin. Bu alkışlar devam ederse sabahki yaptırımı uygulayacağım. Boşaltın.

İmamoğlu: Söz hakkı vermek zorundasınız. Aksi halde buradan kaçarak gidersiniz…

Mahkeme Başkanı: Benim kaçtığım yok. 

İmamoğlu: Kaçarak gidersin… Kaçarak gidersiniz… El kol hareketi yapmayacaksın. Hesabını vereceksin. 

Duruşma savcısı: Elini indir. Elini indir.

İmamoğlu: Sevgili arkadaşlar… Burası, 86 milyon için kahramanlık yapan arkadaşlarımla doludur. Kadın arkadaşlarımın o güzel ellerinden öpüyorum. Dik duranlar buradadır. Bu işi yöneten kişinin biraz mertliği varsa, bu insanları bırakır, tek başıma benimle burada mücadele eder. Onun için bu mücadele büyüktür. Sizlerin tahliyesine karar vermemek bile korkaklıktır. İşte bu şekilde kaçarak gider. Bu şekilde hakimlik olmaz. Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete, bu görev yapan jandarmalara. Burada kişi başına iki tane, üç tane jandarma düşüyor. Böyle bir şey olmaz. Beni iterek… Bakın, sevgilim komutanım… Bir saniye. Buraya bu sabah, binbir sıkıntıyla gelen arkadaşlar var. Bu sabah. Bu acımasızlık nedir yahu? Bak kalp pilini gördüm adamın, kolunu gördüm, kalp pilini. Kalp piliyle gelen kişinin avukatı diyor ki, ‘Dilekçe verdim. İlgileniyorum.’ Ama 8 milyon dolar kaptırdım diye suç duyurusunda bulunan adamı şirketinin başına geçiriyorlar. Suç duyurusunda bulunan adama. Şimdi bu şekilde hakimlik yapılamaz. Bu şekilde yargılama olmaz. Olamaz. Korkaklar. Diyorum; kardeşim. derdiniz benimle. Bu insanları yollayın evine. Benimle mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim. 5 değil, 7 defa yeneceğim.

ÖZEL: DAVA ÖZEL AYARLANAN MAHKEMEYE DÜŞTÜ

Duruşmanın ilk gününün ardından konuşan CHP lideri Özel, şunları söyledi: 

“Avukatlar yargılamadaki usulü sormak istediğinde bile cevap alamıyor. Tüm Türkiye bu davayı bekliyor…

“YOKLAMA YAPMAYI UNUTTU”

Yoklama yapmadı. Akşam üstü kapris yaparak yarın yapacağını söyledi. Kim yoklama yapmadan yargılamaya başlar. Önce tutuklu olanların konuşacağı kesin ama kimin önce konuşacağı bile söylenmemiş. Çıkarılan listede dünden Yeni Şafak Gazetesi’nde vardı. Avukatlar da buna itiraz etti. Paniğe kapılıp salonu boşaltmaya kalktı. Sen kimsin de bir yıldır gözü yaşlı bekleyen insanları o salondan çıkaracaksın?

Reddi hakim talebi reddedildi. Dava, özel ayarlanan mahkemeye düştü. Daha ilk günden bu tiyatro savruluyor… Avukatları bilgii karşısında eziliyor bir de çirkefliğe başvuruyor. Karşında suçsuzluğu ispatlansa da yetmeyen İstanbul’un son seçilmiş başkanı var… Bu kişiyi kürsüye ‘Sanık Ekrem’ diye çağırıyor.

“İyi ki böyle bir heyet var. Millet görsün bunların ciddiyetini, millet görsün bu iftiralara karşı nasıl bir heyet tercih edildiğini. Yargılama değil, hazır o iddianameye sorgulamadan, ona söz verme, buna söz verme, kendisini verilmiş görevi yapmaya gelmiş bir heyetle karşı karşıyayız.

Devasa iddianame olan, 2 bin 400 yıl ceza istenen, dünyanın en karışık iddianamesinin içinden çıkacak adam, heyecandan mahkemenin kapısını bulamıyor çıkmak için! Yanlış tarafa gidiyorlar, birbirlerine takışıyorlar. Böyle bir mahkemede, milletin önünde cübbe giyen ciddiyetsizlerle karşı karşıyayız.”

MAHKEME BAŞKANI REDDİ HAKİM TALEBİNİ REDDETTİ

Mahkeme Başkanı, “duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu” iddiasıyla sanık avukatlarının reddi hakim ve tefrik taleplerini reddetti. 

Duruşmanın ilk günü tamamlandı. Yarın kimlik tespitiyle devam edecek. 

ÖZEL: YENİ ŞAFAK SORUSU HAKİMİN KİMYASINI BOZDU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davası sırasında yaşanan tartışmayı anlattı. 

Özgür Özel o anları şöyle anlattı:

-Bugün duruşma başladı. Bu kadar önemli bir duruşma. Normalde tamamen tutuksuz yargılamanın olması gereken bir noktada, bir yıldır içeride tuttukları insanlar ve avukat söz istiyor, avukata söz vermiyor. 2 bin 430 yılla yargıladığı Sayın Ekrem İmamoğlu söz istiyor, ona söz vermiyor. Ekrem İmamoğlu’na ‘Sanık Ekrem’ diye sesleniyor. Buna salon tepki verince bu sefer dönüp, ‘Ekrem Bey, siz’ demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli, benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik bir takım davranışlar. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu ve dedi ki ‘Şu an verdiğiniz liste var. Aykut Erdoğdu ile başlayan yargılama listesi ve Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş diye biten. Haftalardır kaleminize bu sıralamayı soruyoruz. Savunmaya hazırlanacağız, ne diyorsunuz? Buna cevap verin’ dedi. ‘Hazır değildi, hazır değildi’ diyorlar. 

-‘Dün bunu Yeni Şafak gazetesi yayınladı. Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl sızdırıyorsunuz?’ dedi. Buradan sonra kimyası bozuldu hakimin, ‘Salonu boşaltın’ dedi. Yani öyle bir şey ki emirle, talimatla iktidarın gazetesine, iktidarın hakimlerinin haber sızdırdığı bir şeyde suçüstü yakalandı. Salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti ve demek ki aklında baştan beri olan bir şey; ‘Salonu boşaltın’ dedi. 

-Biz de milletvekilleri ve aileler olarak salonu boşaltmıyoruz tabii ki. E çıkmayacağız tabii. Ağzından çıkan son söz ‘Salonu boşaltın’ olduğu için biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de ve bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse, bir ara verse zaten herkes çıkacak. Dışarıda basın mensupları bekliyor, aileler bekliyorlar. Olacak işler değil. Ama bir suçluluğun telaşı, aldığı talimatları uygulama, aklınca böyle Ekrem Başkan’a ‘senli, benli’ konuşarak bir itibarsızlaştırma, tabii buna ne avukatlar izin verir, aileler izin verir.

İMAMOĞLU’NUN AVUKATINDAN REDDİ HÂKİM TALEBİ

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, mahkemenin bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu!

İBB davasında duruşma yeniden başladı

Verilen aranın ardından tutuklu yargılanan sanıklar duruşma salonuna getirilmeye başlandı. Ekrem İmamoğlu salona girdiğinde bir kez daha alkışlarla karşılandı. Salona getirilen Aziz İhsan Aktaş ise tutuklu sanıklarla aynı bölümde, en arkada, etrafında jandarmalarla birlikte oturdu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seyircileri uyararak “Mahkeme esnasında alkış ve çekim konusunda azami hassasiyet gösterelim” dedi. Verilen aranın ardından duruşma, avukat beyanlarıyla başladı. 

İBB DAVASI DURUŞMASI ‘SEN’ KRİZİYLE BAŞLADI

Türkiye kamuoyunun, kelimenin tam anlamıyla kilitlendiği İBB davası duruşması, “sen” kriziyle başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine başkanlık eden hâkimin İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi, izleyicilerin ve avukatların tepkisine neden oldu. Salonda bulunan, izleyici ve avukatlar, Mahkeme Başkanı’nın üslubuna, “siz, siz, siz” diyerek tepki gösterdi. Tepki üzerine Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na “Ekrem Bey” diye hitap etmeye başlaması dikkat çekti.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ 

Heyet duruşmaya 13.30’a kadar ara verilmesine karar verdi. Mahkeme heyeti ile yapılan görüşmelerin ardından duruşmanın seyircili olarak devam etttirilmesine karar verildi.

HEYET ŞART KOŞTU

Krizin ardından mahkeme heyeti, izleyiciler salondan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini söyledi.

HAKİM SALONU BOŞALTIYOR

Mahkeme başkanı, izleyici salonunun boşaltılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti salonu terk etti, tutuklu sanıklar da salondan çıkarılıyor.

Başkan, “Bu şekilde yargılamaya devam edemem. Salonu tamamen boşaltalım” dedi. İmamoğlu ise Hakim’e, “Sen yargılamaya gelmedin. Buradan kaçarak çıkamazsın” sözleriyle tepki gösterdi.

11:1909 Mart 2026

İMAMOĞLU İLE MAHKEME BAŞKANI ARASINDA GERGİNLİK

Duruşmanın başlamasıyla birlikte Ekrem İmamoğlu söz almak isteyerek sanık sandalyesinden kalkarak kürsüye geldi. 

Mahkeme başkanı, “Ekrem İmamoğlu kafana göre kalkıp kürsüye gelip konuşamazsın böyle devam ederken salondan çıkarmak durumunda kalırsın. Söz hakkı almak istedin, ben de vermedim. Konu sizinle ilgili değil avukatlarla ilgili. Bu şekilde devam etmeyin. Daha yargılamaya başlamadık. Sizinle ilgili henüz bir karara varmadık.” diyerek uyarıda bulundu. 

“BİR DAHA YAPARSA SALONDAN ÇIKARILACAK”

Ekrem İmamoğlu söz almak için ısrarda bulundu ve kürsüde konuşmaya devam etti. Mahkeme başkanın yoğun ısrarına rağmen yerine geçmeyen İmamoğlu hakkında arar karar kuruldu. Zapta geçilen yazıda, “Sanık Ekrem İmamoğlu kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek kendisinin birçok kez uyarılmasına rağmen konuşmaya devam ettiği, yerine getirmediği görüldü. Bir daha yapması durumunda salondan çıkarılacağı konusunda oy birliğiyle uyarıldı.” denildi.

TUTUKSUZ SANIKLAR İÇİN YAKALAMA KARARI ÇIKARTILMAYACAK

Davanın hakimi, bir buçuk aylık program çerçevesinde ilk duruşmada tutuklu sanıkların, ikinci duruşmada ise tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını açıkladı. Tutuksuz sanıklar için yakalama kararı çıkarılmayacağı da duyuruldu.

JANDARMA EL SELAMLARINA ENGEL OLDU

Tutuklu sanıklar salona girerken en büyük alkış kadın tutuklulardan geldi. Ceylan Sever’in aktardığına göre, izleyiciler ve sanıklar duruşma öncesinde birbirlerine el sallayarak selam verdi. Jandarma bunun üzerine sanıklara el sallamamaları uyarısında bulundu. Avukatlar bu karara tepki gösterdi.

İMAMOĞLU SALONA ALKIŞLARLA GELDİ

İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar duruşma salonunda. Avukatlar, tutuksuz sanıklar ve basın mensupları içeri girdi. İmamoğlu içeri girdiğinde salonda alkış sesleri yükseldi.  Resul Emrah Şahan da duruşma salonuna alkışlarla girdi, Ramazan Gültan sağ yumruğunu kaldırarak salonu selamladı. Mehmet Pehlivan ve Aykut Erdoğdu da el salladı. Şimdi Murat Ongun da salona girdi. Şu anda yaklaşık 30 tutuklu sanık salonda. Dava için İzmir’den Silivri’ye nakledilen Murat Çalık’ı da salona girdiğinde avukatlar ve izleyiciler alkışlarla karşıladı.

ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ’DE

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmayı izlemek için Silivri’ye geldi. Özel, girişte basın mensuplarına özel kısa bir açıklama yaptı.

Özel, “Vallahi ‘1 ay içinde insan içine çıkamazlar’ diyordu, son 3 gün içinde 5 şehirden geliyoruz. ‘Birbirlerinin yüzlerine bakamazlar’ diyordu. Birbirlerinin yüzlerine bakamaz hale gelenler karşımızda. Biz alınımız açık, başımız dik, arkadaşlarımızla birlikteyiz… Bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan’ın kendinden sonraki cumhurbaşkanına ve kendinden sonraki iktidara yaptığı darbe girişimidir. Milletin vicdanına toslamıştır. Milletin vicdanından geri dönmüştür. Şimdi, darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak üzere davayı takip etmeye geldik” ifadelerini kullandı.

DİLEK İMAMOĞLU’NDAN DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

Dilek İmamoğlu, duruşma öncesi Gamze Altunay’a yaptığı açıklamada, avukatların aktardığına göre bugün savunma yapmayacağını belirtti.

Tarihi günlerden birini yaşadıklarını vurgulayan İmamoğlu, TRT’den gelen canlı yayın taleplerini hatırlattı ve bunun hâlâ mümkün olduğunu söyledi.